Bizi Takip Edin

Kimya

Bir İnsan Embriyosu İlk Kez Başarılı Bir Şekilde Düzenlendi

 

/

Bir İnsan Embriyosu İlk Kez Başarılı Bir Şekilde Düzenlendi

ABD’de Portland, Oregon’da bulunan araştırmacılar, ilk defa bir insan embriyosu düzenledi. Bu çalışma CRISPR’nin insan için vadettiği şeyin olabileceği ve ilk genetik olarak modifiye edilmiş insanların doğumuna yönelik önemli bir adım olarak duruyor.

CRISPR gen düzenlemesi, DNA’nın kendisini değiştirmesine izin veren devrimci bir teknoloji. Bu teknolojiyle bir gün genetik hastalıklar ortadan kaldırılabilir, biyolojik işlevler büyük ölçüde iyileşebilir, hatta insan embriyoları genetik olarak değiştirilebilir. Genlerin silinmesini ya da yeni gen eklenmesini sağlayan bu sistem süper insanlardan oluşan yeni bir insan sınıfı yaratılmasını sağlayabilir.

Düzenlenen embriyoların birkaç günden fazla gelişmesine izin verilmezken, ekibin onları bir rahim içerisine yerleştirmek gibi bir amacı da yok. Bunun sebebi teknolojinin bunu yapmaya yeterli olmaması değil, bunun ABD’den tarafından yasaklanmış olmasından kaynaklanıyor. CRISPR-Cas9 sistemi kullanılarak düzenlenen embriyolar bu sebeple şimdilik ilerleyen aşamaları görmüyor. ABD düzenlenen embriyoların bebeğe dönüştürülme çabalarına izin vermiyor.

Bu sistem sayesinde şimdilik belki süper insanlar yaratılmayacak ancak hastalıklarla ilgili gen düzenlemeleri konusunda çalışmalar devam edecek.

Devamını Oku
Advertisement

Kimya

Sahte Elmaslar Sayesinde Rekor Sıcaklık Bilgisine Ulaşıldı

 

/

Sahte Elmaslar Sayesinde Rekor Sıcaklık Bilgisine Ulaşıldı

Bundan yaklaşık 36 milyon yıl önce bir asteroid Kanada’ya çarptı. Bu çarpmanın etkisiyle bin yıl içerisinde parlak bir kaya formuna dönüşen sahte bir elmas meydana çıktı. Jeologlar tarafından bu taş Dünya yüzeyindeki yeni bir sıcaklık değerinin teyidi için kullanıldı. Bu değer 2.370 santigrat dereceye tekabül ediyor.

Yapılan çalışma aslında jeologların standart testlerinden birisi değil. Ancak jeologlar bu işlem sonunda doğru bir sonuç elde etmeyi başardı. Bu elmas 2.370 santigrat derecenin üzerinde oluştu. Bu değer neredeyse güneşin yarısı kadar sıcak bir dereceyi işaret ediyor. Çarpmanın etkisiyle ortaya çıkan parlak ışıltı sonrası kısa bir süre içerisinde kübik zirkonya olarak bilinen sahte bir elmas ortaya çıktı.

Kübik zirkon dünya üzerinde böyle bir sıcaklık bulunmadığı için şans eseri görülen bir madde değildir. Ve doğal yapısında çok kararsızdır. Kolay bir şekilde ilgili kristal formlara ayrışabilir. Bu nedenle jeologların kübik zirkon bulmaları büyük bir başarı olarak görülüyor. Bu maddenin bulunması ise belli bir ısıya ulaşıldığının en büyük kanıtı.

Jeologlar için heyecan verici olan bu keşif gezegenimizin kabuğunun ilk dönemlerde nasıl oluştuğunu anlamak bakımından oldukça önemli.

Devamını Oku

Kimya

Bilim İnsanları Karanlık Madde Bulmaya Bir Adım Daha Yaklaştı

 

/

Yeni yapılan bir araştırmada karanlık maddenin neleri içerebileceği bilgisi galaksiler arasında bulunan boşluktan alınan veriler kullanılarak daraltıldı. İlgili çalışmada bilim insanları karanlık maddenin aranmasının biçimini değiştirdi ve karanlık maddenin yeni bir tasvirini yaptı.

Karanlık madde, evrenin büyük bir bölümünü oluşturan, çoğunlukla bilinmeyen ve görünmeyen bir maddedir. Bununla beraber, karanlık maddenin tam olarak ne olduğu uzun bir süreden beri araştırılıyor. Bu maddenin büyük bir kısmı doğrudan algılanamıyor. Kozmologlardan oluşan uluslararası bir ekibin yürüttüğü yeni çalışmada karanlık maddeyi neyin oluşturmuş olabileceği galaksiler arasındaki veriler kullanılarak tespit edilmeye çalışılıyor.

Araştırmaya dair bulgular, ‘bulanık karanlık madde’ kavramıyla çatışıyor. Bunun yerine araştırmacılar karanlık madde için ‘soğuk karanlık madde’ kavramını öneriyorlar. Elde edilen sonuçlar bilim insanlarının aradığı özellikleri ne olması gerektiğini ve karanlık madde arama biçimlerini kökten değiştirecek. Washington Üniversitesi Astronomi Bölümü doktora sonrası araştırmacısı Vid Iršič konuya dair, “Yaptığımız şey karanlık maddenin ne olabileceğine dair olasılıklara kısıtlamalar getirmek. Bulanık karanlık madde kavramı tüm karanlık maddeleri karşılamıyor ve elde ettiğimiz verilerle tutarlı değil” dedi.

Hem “bulanık” hem de “soğuk” karanlık madde kuramları, karanlık maddenin galaksileri ve onları birbirinden ayıran galaksiler arası ortamı etkilediği yolları açıklamak üzere geliştirildi. Bununla birlikte, her iki kuram da galaksiler arası ortamın (IGM) en son gözlemlere dayanarak yapılan modellemesinde başarısız olmuş görünüyor.

Bu durum karşısında araştırma ekibi galaksiler arası ortamı taklit ederek karanlık maddeyi gözlemlemiş ve dayandığı parçacık türünü hesaplayarak bulanık karanlık madde teorisinin çalışmadığını, ancak bu tür bir parçacığın hala mevcut olmasının mümkün olduğunu keşfettiler. Bu çalışmanın ilerleyen evrelerinde bilim insanlarının karanlık madde arayışlarında maddenin yeni bir tasvirini sunmalarını sağlayacaktır. Her iki durumda da galaksiler arası ortam karanlık maddelerin anlaşılabilmesi adına zengin bir zemin olmayı sürdürüyor.

Devamını Oku
Advertisement

Bunları Kaçırmayın