Bizi Takip Edin

Uzay

Güneşten 100.000 Kat Daha Büyük Kara Delik Keşfedildi

 

/

Güneşten 100.000 Kat Daha Büyük Kara Delik Keşfedildi

İlk verilere göre keşfedilen kara deliğin Güneş’in kütlesinin 100.000 katı ağırlığında olduğu ve galaksinin merkezine yakın olduğu tahmin ediliyor.

Nature Astronomy‘de yayınlanan çalışma, Samanyolu’nun merkezine yaklaşık 200 ışıkyılı uzaklıkta geniş bir moleküler gaz bulutunu konu alıyor. Çalışmayı yürüten ekip, gazın hareket halini gözlemlemeyi ve CO-0.40-0.22 * adını verdikleri yoğun bir kompakt cisim ile tutarlı bir çalışma yapmayı başardı.

Süper Kütleli Kara Delik

Araştırmacılar gaz bulutundan kaynaklanan emisyonların galaksimizin süper kütleli kara deliğinin bulunduğu Samanyolu’nun çekirdeğinden dahi 500 kat daha fazla ışık saçtığını belirtiyor. Ayrıca Sagittarius A* olarak adlandırılan, Samanyolu’nun süper kütleli kara deliğinin Güneş’in kütlesinden 4 milyon kat daha büyük olduğu belirtiliyor.

Dr. Tomoharu Oka, Bilimsi’ye “Bu, Samanyolu Galaksimizde orta-kütleli bir kara delik (IMBH) adasının ilk tespitidir” dedi ve ekledi “Ayrıca keşfimiz galaktik merkezlerde süper kütleli kara deliklerin oluşumunun / evriminin birleştirme senaryosunu destekliyor”.

Potansiyel yeni kara deliğin keşfi heyecan verici bir olay olmakla beraber süper kütleli kara deliklerin nasıl oluştuğu konusunda önemli ipuçları sağlıyor. Süpernova patlamalarında kara delikler oluşur, ancak büyüklükleri yıldızların öncüleri ile çok farklı. Peki, milyarlarca olmasa da, milyonlarca, zaman zaman Güneşimizin kütlesinden de büyük olan kara delikler nasıl oluşabilir?

Kara Deliklerin Birleşme Teorisi

Bir ana teori, erken evrende, yıldızların çok daha büyük olduğu ve kendi yakıtlarıyla daha çabuk yandığı için, kara deliklerin daha sık oluştuğunu önermektedir. Bu kara delikler birleşerek sonunda yüzlerce güneş kütlesine ulaşmakta. Bu noktada, benzer boyuttaki diğer kara deliklerle birleşip süper kütleli kara delikler haline gelmekteler.

Ekip, kaynağı gözlemlemeye devam ediyor ve gözlemlerinin süper kütleli kara deliklerin galakside nasıl ilerlediğini ve Sagittarius A * ile birleşeceklerini açıklayabilmek için en az on yıllık bir çalışma niteliğine ulaşması gerektiğini belirtiyor.

Uzay

Mars’ta Temiz Su Bulundu

 

/

Mars'ta Temiz Su Bulundu

Mars’ın yüzeyinin hemen altından başlayarak, 100 metre derinliğe kadar olan bölgelerde içilebilir, temiz sudan oluşan buz kütleleri tespit eden bilim insanları bu çalışmayı radar ya da sondaj robotlarının yardımı olmadan gerçekleştirmeyi başardılar.

Mars’ın yüzeyinin altında çok miktarda sudan oluşan buz kütelleri bulunuyor. Fakat bu buz kütlelerinin ne kadar temiz oldukları, ne ölçüde derin oldukları, biçimlerinin nasıl olduğu gibi özellikler, gezegenle ilgili araştırma yapan jeologlar için sır olmaya devam ediyor. Bu faktörler Mars’a seyahatin planlayıcıları için de önem taşıyor. İster geçici, ister kalıcı olsunlar gelecekte Mars’a seyahat edecek olanlar su içmek, ürün yetiştirmek ya da suyu hidrojen yakıtına dönüştürmek için gezegenin yüzeyi altında yer alan buz rezervleriyle ilgili detaylı bilgiye ihtiyaç duyacaklar.

Mars'ta Temiz Su Bulundu

Gezegende mevcut olan kirlilik, kayalıklar ve diğer atık maddeler, konuyla ilgili çalışma yapmayı güçleştiriyor. Mars’a inecek olanlar gezegenin yüzeyinin ilk birkaç santimetresini kazabilir, radarların elde edecekleri verilerle araştırmacıların, yüzeyin onlarca metre altında ne yattığına dair bilgi sahibi olmalarını sağlayabilirler. Bununla birlikte jeolojik yapının buzul kütlelerine dair bilgiler (ilk 20 metre civarı) büyük oranda belirlenememiş durumda.

Fakat, gezegen yüzeyinin aşınıyor olması, radar ya da sondaj robotlarına olan ihtiyacı ortadan kaldıracak gibi görünüyor. Zaman içerisinde aşınarak çıplak hale gelmiş bir bölgenin tespitiyle bilikte Mars’ın alt katmanlarına ve bu katmanlarda yer alan buz kütlelerine dair doğrudan bir bakış elde edilebiliyor artık.

Bilim insanları bu tip bir alanı keşfettiklerini açıkladılar. Aslına bakarsanız NASA’nın ‘Mars Keşif Aracı’nda bulunan HiRISE adlı güçlü bir kamera kullanılarak, bu tip birkaç bölgenin keşfi gerçekleştirilmiş.

Mars'ta Temiz Su Bulundu

Science’ın bu haftaki sayısında USGS gezegen jeoloğu Colin Dundas’ın yönetimindeki araştırmacıların, erozyonla birlikte arazi yapısı çıplaklaşmış, altında buz kütleleri bulunduran sekiz adet büyük ve sarp çapraz bölge ile ilgili detaylı gözlemlerinin sunumu yayınlandı. Yayınlanan çalışma sadece bulunan su miktarını değil (Mars’ın bu özel bölgelerde çok sayıda buz kütleleri barındırdığı bilinen bir gerçek), aynı zamanda ne oranda kazmaya elverişli olduğuna dair bilgileri de içeriyor.

Söz konusu rezervler bir metre gibi sığ bir derinlikten başlayarak, gezegenin 100 metre derinliklerine kadar uzanıyor. Araştırmacılar mevcut suyun miktarı hakkında bir tahminde bulunmuyorlar ama yüzeye yakın bölgelerdeki buz miktarının, açıkta bulunan az sayıdaki bölgeden çok daha geniş çaplı olduğunu belirtiyorlar. Üstelik bu buzlar, son derece berrak ve temiz görünüyorlar.

Mars yolculuğu öncesinde Mars’ta bulunan sudan oluşan buz kütlesi rezervuarlarını tespit etmek için henüz vakit var. İnsanoğlu uzayın derinliklerine dalmadan önce, Ay’a tekrar dönüş yapacak gibi görünüyor. İyimser tahminlere göre Kızıl Gezegen’e varış, 2030 yılı civarında olacak. Nereye iniş yapılacağı, ziyaretin ne süreyle gerçekleşeceği ve bu yolculuktan neler elde edeceğimiz, bizi bekleyen kaynaklara bağlı. Ve tabii bunlar için ne kadar sıkı çalışma yapacağımıza.

Kaynak: Wired, Webtekno

Devamını Oku

Uzay

31 Ocak 2018’de Ay 150 Yıldır Yapmadığı Bir Şey Yapacak

 

/

31 Ocak 2018'de Ay 150 Yıldır Yapmadığı Bir Şey Yapacak

Ocak ayının sonunda süper mavi kan ayının oldukça harika bir gösteri olacağını biliyoruz ve bu olayı hatırlamanın ve hatırlatmanın faydası var. Çünkü bu olay ay tutulmaları takvimine göre mükemmel biçimde gerçekleşecek olan bir tutulma ve 150 yıldan bu yana ilk kez bu denli mükemmel bir tutulma olacak.

Bu olayı kendi içinde Süper Ay, Mavi Ay ve Kan Ayı şeklinde ayırabiliriz.

Ay daha büyük görünürken, güneş tutulması nedeniyle daha önce yaşamış olduğumuz diğer ‘süpermoon’lar’ gibi süper parlak olmaktan ziyade daha renksiz bir renk olacak. Ayda neredeyse olanı gösteren bir gölge varmış gibi olacak. Bazılarına göre bu etkileyici olmayabilir, ancak astroloji ve uzay ile ilgili konulardan hoşlanıyorsanız, eminim şu an yerleri tekmeleyebilirsiniz.

Bu üç büyük an, bu ilginç göksel olayı takvimde işaretlemek için mükemmel bir fırsat. Bütünlük yalnızca bir dakika sürecek olsa da, anı deneyimlemiş olmak bir ömür boyu sürecek. Dünya en son bir mavi ayın tutulmasını gördüğünde takvimler 31 Mart 1866 tarihini gösteriyordu.

NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nden araştırmacı bilim adamı Noah Petro şöyle diyor:

“31 Ocak ay tutulması üç özellikli bir tutulma. Tutulmanın kısmen görüleceği Doğu Amerika Birleşik Devletleri’nde insanlar izleyebilmek için sabah kalkacak.”

Bu ilginç olay hakkında daha fazla bilgi için aşağıdaki videoyu kontrol etmekten çekinmeyin.

Devamını Oku

Uzay

Hindistan Mart 2018’de Ay’a Gidiyor!

 

/

Hindistan Mart 2018’de Ay’a Gidiyor!

Uzay araştırmaları üzerine yaptığı çalışmalar son dönemde sıkça konuşulan Hindistan, tarihinde ilk defa Ay’a gitmeye hazırlanıyor.

Hindistan Uzay Araştırma Organizasyonu’nun 93 milyon dolarlık uzay aracı Chandrayaan-2, her şey yolunda giderse 2018 yılının Mart ayında Ay yüzeyine iniş yapmış olacak.

3 FARKLI UZAY ARACI GÖNDERİLECEK

Hindistan Uzay Araştırma Organizasyonu (ISRO) tarafından planlan Ay görevinde, 3 farklı uzay aracı Hindistan’dan Ay’a doğru fırlatılacak. Bu araçlardan biri yörünge aracı, biri iniş aracı ve son olarak görevin en önemli parçası olan gözlem aracı olacak. Bu üç uzay aracı, Hindistan’dan fırlatılıp Ay’a vardıktan sonra sırasıyla birbirlerinden ayrılarak kendi görevlerini yerine getirecekler. Yörünge aracı Ay yüzeyinden yüksek bir konumda Ay’ın “üç boyutlu detaylı haritasını” çıkarma görevini üstlenirken, gözlem aracı ise Ay yüzeyine indikten sonra, iniş aracından ayrılarak Ay’ı keşfetme görevine başlayacak.

Bu uzay görevinin Hindistan’a maliyeti de oldukça düşük. Hindistan, 2013 yılında sadece 73 milyon dolara Mars’ın yörüngesine uydu yerleştirmeyi başarmıştı. Chandrayaan-2’nin Hindistan’a maliyeti yaklaşık olarak 93 milyon dolar.

Chandrayaan-2 görevi ayrıca Hindistan’ın ilk Ay görevi de değil. Uzay ajansı daha önce 2008 yılında Chandrayaan-1 isimli uzay aracını da Ay’ın yörüngesine yerleştirmeyi başarmıştı. Hindistan tarihinin ilk derin uzay görevi olan Chandrayaan-1, her ne kadar Ay yörüngesine yerleşmeyi başarmış olsa da sonrasında yaşanan bazı talihsizlikler nedeniyle ISRO, 2009’un Ağustos ayında uzay aracıyla olan tüm iletişimi kaybetmişti.. 80 milyon dolar maliyetle hazırlanan Chandrayaan-1, böylece iki yıl olarak planlanan görevini tamamlayamamıştı.

AY’A EN SON ÇİN İNİŞ YAPTI

Diğer taraftan Ay yüzeyine iniş yapabilen son ülke ise 2013’teki Yutu göreviyle Çin Halk Cumhuriyeti’ydi. Çin Ulusal Uzay İdaresi’nin 1 Aralık 2013 tarihinde Chang’e 3 uzay aracıyla birlikte fırlattığı Yutu, tam iki hafta sonra 14 Aralık 2013’de Ay yüzeyine iniş yapmıştı. Uzay aracı bu inişten sadece 42 gün sonra tüm hareket kabiliyeti kaybetmiş ancak yine de oldukça başarılı bir iş çıkartarak Ay yüzeyinde en uzun süre aktif kalabilen gözlem aracı olarak tarihe geçmişti. Yutu yaklaşık iki buçuk yıllık görev süresinin ardından 31 Temmuz 2016 tarihinde tüm işlevselliğini yitirmiş ve Dünya’ya elveda demişti.

Yutu, Sovyetler Birliği’nin 1976’da gönderdiği Luna 24’ten bu yana Ay’a iniş yapmayı başarabilen tek keşif aracıydı.

Sizce Hindistan, son 40 yıl içerisinde Ay’a başarılı bir şekilde iniş yapmayı başaran 2. ülke olmayı başarabilecek mi?

Devamını Oku
Advertisement

Bunları Kaçırmayın