Bizi Takip Edin

Sağlık ve Tıp

İnsan Organlarına Benzer Alternatif Organ Araştırması Başladı

 

/

İnsan Organlarına Benzer Alternatif Organ Araştırması Başladı

Xenotransplantation, organ eksikliklerine karşı yeni bir yol sunmak üzere geliştirildi. United Therapeutics, Maryland Üniversitesinde çığır açan bir araştırma için 24 milyon dolarlık bir yatırım yaptı.

United Therapeutics, Maryland Üniversitesi ile yeni bir ortaklık sayesinde organ nakli alanındaki ilerlemeler konusunda ileri bir adım atmaya hazırlanıyor. Şirket, 24 milyon dolarlık bir araştırma ortaklığı yaparak okulun kardiyak ksenotransplantasyon araştırması alanında uzmanlaşmış bir merkez kurmasına yardımcı olmak üzere çalışma başlattı.

Xenotransplantation, farklı türler arasındaki organların nakli ile ilgili en ileri uygulamaları ifade etmektedir. Organ sıkıntısı şimdiden çok büyük bir endişe kaynağı ve gelecekte daha da artacak. Genetik bakımdan hayvanlardan insanlara organ naklinin sağlanabilmesi halinde talep daha iyi karşılanabilir.

Baltimore’da inşa edilecek olan merkez kalp ksenotransplantasyonuna odaklanacak. United Therapeutics, Alabama Üniversitesi’yle birlikte böbreklerle ilgili araştırmalar ve Columbia-Presbyterian ile akciğer nakli konusunda işbirliği yapıyor.

Maryland Tıp Fakültesi Cerrahi Bölümü’nde xenoheart nakli direktörü Muhammad Mansoor Mohiuddin, “Xenotransplantation şu anda kalp naklini bekleyen binlerce hastaya umut olacak. Birçok insan organ beklemekten ölüyor” açıklamasında bulundu. Ortaklık, domuz kalplerini insan vücuduna nakletmeye odaklanacak. Bu konsept, klonlanmış domuzlar üzerinde yoğunlaşan yakın tarihli bir proje ve önümüzdeki iki yıl içinde başarılı bir nakli gerçekleştirmeyi hedefleyen bir projede dahil olmak üzere çeşitli araştırmalara konu oluşturuyor.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık ve Tıp

Ucuz Maliyetli Taşınabilir Cilt Kanseri Dedektörü Dyson Ödülü Kazandı

 

/

Ucuz Maliyetli Taşınabilir Cilt Kanseri Dedektörü Dyson Ödülü Kazandı

Mühendislik mezunlarından oluşan bir ekip tarafından ucuz ve taşınabilir bir cilt kanseri tespit cihazı geliştirildi. Cihaz cilt kanserinin melanomunu tespit edebiliyor. Cilt kanseri dedektörü olarak isimlendirilen bu cihaz prestijli ödüller arasında gösterine Dyson ödülünün sahibi oldu. Cilt kanseri dünya üzerindeki en yaygın kanser türleri arasında yer alıyor ve cihaz hastalığın erken teşhisinde ve birçok hastanın hayatının kurtulmasında büyük bir öneme sahip.

Cilt kanserinin erken bir safhada saptanabilmesi kolay değil. Cilt kanseri saptama yöntemleri hala görsel muayene ve biyopsi tekniklerine dayanmaktadır. Kanada’daki McMaster Üniversitesi’nden mezun olan bir ekip, ucuz bir cilt kanseri dedektörü geliştirmeyi başardı. Bu yenilikçi çalışma ekibe uluslararası prestijli ödüller arasında bulunan James Dyson Ödülü kazandırdı.

Kanser cilt hücrelerinin metabolik hızını etkilemektedir. Kanserli hücreler soğuk hava şoku sonrası sağlıklı hücrelere nazaran daha hızlı ısınmaktadırlar. Bir buz paketinden gelen soğuk şok sonrası sıcaklık artış oranını izleyen 16 termistörlü bir cilt dedektörü olarak çalışan cihaz bu yöntemi kullanarak kanserli hücreleri tanıyor. Dedektör potansiyel olarak kanserli cilt alanına yerleştirilir ve cihaz ciltteki melanom varlığını belirlemek için kullanılabilen bir ısı haritası üretir.

Kaynak: https://futurism.com/cheap-portable-skin-cancer-detector-won-dyson-award/

Devamını Oku

Sağlık ve Tıp

İtalyan Doktor İlk İnsan Kafa Naklini Gerçekleştirdiğini Açıkladı

 

/

İtalyan Doktor İlk İnsan Kafa Naklini Gerçekleştirdiğini Açıkladı
(Jeff Mitchell/Getty Images)

Tarihte İlk İnsan Kafa Nakli

Daha önce farelere yaptığı kafa nakliyle bilim dünyasında tartışmalara sebep olan İtalyan doktor Sergio Canavero iki ceset arasında ilk insan kafa naklini gerçekleştirdiğini açıkladı. Ancak cerrahın bu işlemi gerçekleştirdiğine dair bir kanıt yayınlanmadı.

Avusturya’nın Viyana şehrinde bir basın toplantısı düzenleyen Canavero kafa nakli için ölü bir cesetten çıkardığı kafayı diğer ölü cesedin sinirleri, omurgası ve kan damarlarıyla birleştirerek cesedin gövdesini bağladığını açıkladı.

Prosedürün 18 saat boyunca sürdüğünü açıklayan Canavero, bir sonraki adımında ise felçli bir hastanın kafasını ölü bir bedene bağlamayı planlıyor.

İşlem esnasında nasıl bir prosedür işlendiğine dair detaylı bilgiler vermeyen ünlü cerrah bu konuyla ilgili işlemin detaylarını anlattığı bilimsel bir makaleyi kaleme alacağını dile getirdi. Bundan önceki uygulamaları için kafa nakli ya da tam vücut nakli tanımlamalarını kullanan cerrah asıl hedefinin beyin nakli gerçekleştirmek olduğunu dile getirdi. Bu uygulamalarla hedeflediğinin ise insanı daha uzun bir yaşama kavuşturmak olduğunu dile getiriyor.

Yaptığı operasyonlar bazı bilim çevrelerince etik bulunmayan Canavero, ünlü roman kahramanı Frankenstein’a benzetiliyor.

Devamını Oku

Sağlık ve Tıp

Bazı Kan Gruplarına Sahip Olanlar Hava Kirliliğinden Daha Fazla Etkileniyor

 

/

Bazı Kan Gruplarına Sahip Olanlar Hava Kirliliğinden Daha Fazla Etkileniyor

Yeni yapılan bir araştırma bazı sahip olunan kan grubunun yüksek hava kirliliğine maruz kalma hallerinde kalp krizine yakalanma riskini arttırdığını ya da azalttığını ortaya koydu.

Yapılan araştırmaya göre A, B ve AB kan grubuna sahip olan kişilerde bulunan ABO geni önemli hava kirliliği hallerinde kalp krizi riskini arttırırken, 0 kan grubuna sahip olan kişiler daha düşük risk taşıyor.

Utah Salt Lake City’deki Intermountain Tıp Merkezi Kalp Enstitüsünden klinik epidemiyoloji uzmanı Benjamin Horne, “ABO genine sahip olan kişilerde yüksek hava kirliliğinin oluştuğu dönemlerde kalp krizi geçirme riskinin düşük mü yüksek mi olduğunu merak ettik” açıklamasında bulundu.

Horne’un ekibi 1993 ve 2007 yılları arasında Intermountain Tıp Merkezine başvuran hastalardan elde edilen verileri analiz etti ve yaşanan hastalıkların bir alt kümesini oluşturdu. Verilerin eşleştirmesi sırasında ABO varyantı taşıyıcılarının hava kirliliğinin yoğun olduğu zamanlarda yüksek oranda kalp krizi riski taşıdıkları keşfedildi. Araştırmaya göre A, B, AB kan grubuna sahip olanlar bu riski taşırken = gruplarında bu risk alt seviyeye iniyor. Genetik araştırmalara göre 0 kan grubu daha az riskli olarak belirlendi. Ancak hava kirliliğinin belirli bir seviyenin üzerine çıktığı hallerde 0 kan grubuna sahip olan kişilerde de risk artışı tespit edildi. Bu kritik seviye eşiği ise PM 2,5 düzeyinde.

Devamını Oku
Advertisement

Bunları Kaçırmayın