Bizi Takip Edin

Beyin

İnsanların Komplo Teorileri Oluşturmalarının Sebepleri

 

/

İnsanların Komplo Teorileri Oluşturmalarının Sebepleri

Hemen her gün yeni bir komplo teorisi ortaya atılıyor. Bu teorilerin bazıları saçma olsa da birçoğuna inanan milyonlarca kişi bulunuyor. Hepimiz en az bir duyduğumuz bir komplo teorisinin doğru olup olmadığını düşünmüşüzdür. Bunun sebebinin ne olabileceğini hiç merak ettiniz mi? Bilim insanları sizin için araştırdı. Komplo teorisi ortaya atma ve bu teorilere inanmanın arkasında yatan sebeplerle ilgili yapılan bir araştırma çok çarpıcı gerçekleri ortaya koydu.

İnternetin tüm dünyada yaygın bir hale gelmesinden sonra komplo teorilerinin de popülerliği iyice arttı. Bu komplo teorilerinin neden ortaya atıldığı ve buna inanan insanların sebeplerine dair bilim insanları detaylı bir çalışma yürüttü. İnsanların komplo teorisi oluşturmak istemelerinin arkasında benzersiz olma isteği yatıyor.

Birçok kişi ortaya atılan sayısız komplo teorisine inanıyor. Komplo teorisyenleri tarafından Amerika’nın aya hiçbir zaman gitmediği, uzaylıların aslında dünyada yaşadığı, aşıların hastalıklara sebep olduğu, reptillerin aramızda yaşadığı gibi sayısız teori üretiliyor. Bu teorilere dair hiçbir bilimsel ve nedensel veri olmamasına rağmen bunlara inanan kişilerin sayısı bir hayli fazla.

Bilim insanları komplo teorisi üreten kişilerin, karşılarındaki kişiden daha farklı bir şeyler biliyor  olduğunu kanıtlama isteği duyduğunu kaydediyor. Bu teorileri üretenler ve bunlara inananlar özgün olma arayışındalar.

Fransa’da bulunan Grenoble Alps Üniversitesi bilim insanları tarafından yürütülen çalışmada binden fazla katılımcıya 3 farklı deney yapıldı. Yapılan bu 3 deneyde de benzer bulgulara rastladıklarını belirten bilim insanları, benzersiz olma arzusundaki bireylerin komplo teorisi üretme, bunlara inanma ve onaylama olasılıklarının bir hayli yükseldiğini vurguluyor.

Devamını Oku
Advertisement

Beyin

Bilim Adamları Hafıza Kaybını Tersine Çeviren Bir Uyuşturucu Keşfetti

 

/

Bilim Adamları Hafıza Kaybını Tersine Çeviren Bir Uyuşturucu Keşfetti

İngiltere’de bulunan Lancaster Üniversitesi’nden bir ekip, tip 2 diyabet tedavisi için tasarlanmış bir ilacın Alzheimer hastalığına eşlik eden hafıza kaybına karşı mücadelenin anahtarını tutabileceğini keşfetti . Çalışmaları Brain Research’te yayınlandı .

İlaç, beynin dejenerasyona karşı korunması için büyüme faktörleri GLP-1, GIP ve Glucagon’u bir araya getiren üçlü bir reseptör ilacı. Araştırmacılar, insanlarda Alzheimer’e neden olan mutasyona uğramış genleri ifade eden transgenik fareler kullanarak ilacı test ettiler. Bu genler ailelerde yani birinci derece yakın akrabalarda bulunur ve Alzheimer’in kalıtsal olabilen bir formundan sorumludur.

Araştırmacılar fareleri bir su labirentinden geçerken gözlemişti. Diyabet bileşiği ile tedavi edilen farelerin daha iyi bellek ve yön duygusu gösterdiklerini keşfettiler. Dikkat çekici bir şekilde, uyuşturucu sadece beyini korumak için değil, aynı zamanda Alzheimer hastalarının nöronlarını aşamalı olarak öldüren amiloid plakların neden olduğu hasarların bir kısmını tersine çeviriyor gibi görünüyordu .

“İlacın çalışması, nöronların işlevlerini onarmaya ve yeniden kurmalarına yardımcı olabilmesidir. Ölü nöronları geri getiremez. “dedi Lancaster Üniversitesi lider yazar Christian Holscher, Futurizm’e verdiği demeçte. “Ancak, halen hayatta olan, ancak artık düzgün çalışmayan bir çok stresli nöron var. Fırsat penceresi burada yatıyor.” dedi.

“İlk klinik araştırmalar insanlarda aynı etkiyi gösterdi, bu nedenle sadece bir fare eseri değil” diye ekledi Holscher. “Parkinson hastalarında yapılan son araştırmalar gerçekten güzel sonuçlar verdi, bu yüzden esas sonuca yaklaşıyoruz!”

Dünya çapında yaklaşık 44 milyon insan Alzheimer hastalığına sahip olmakla birlikte hastalık, bundan çok daha fazla insanın yaşamını etkiliyor. Aile ve arkadaşlar, rahatsız olanların yanında acı çekmekte, sevdiklerinin yavaş yavaş bilişsel yeteneklerini kaybetmelerini izlemekte. Lancaster Üniversitesi ekibinin araştırması Alzheimer hastalığından kaynaklanan hafıza kaybını tersine çevirmeye yardımcı olursa, insanlığa etkisi gerçekten büyük olabilir.

Kaynak: https://futurism.com/scientists-claim-found-drug-significantly-reverses-memory-loss/

Devamını Oku

Beyin

Hafızayı Arttıracak Beyin İmplantı Geliyor

 

/

Hafızayı Arttıracak Beyin İmplantı Geliyor

Bir bilim insanı tarafından kısa süreli hafızayı %15, çalışma belleğini ise %25 oranında arttıracak bir beyin implantı geliştirildi. Geliştirilen cihaz nüfusun büyük çoğunluğunu etkisi altına alan Alzheimer ve Demans gibi hastalıklara dair birçok şeyi değiştirebilir.

İnsanların doğal yeteneklerinin beyin implantlarıyla geliştirilebilmesi araştırmaları hızla devam ediyor. Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden (USC) bir profesör, insan hafızasını iyileştirmek için bir beyin implantı geliştirdir. Cihaz ABD’nin en ölümcül hastalıklarından birisinin tedavisinde büyük etkilere sahip olabilir. Keşfedilen cihaz etkin bir şekilde insan hafızasını geliştirebiliyor.

Cihaz epilepsi tedavisi gören 20 hasta üzerinde denendi. Gönüllülere yerleştirilen cihaz kısa süreli belleği ya da çalışma belleğini uyandırmak için bir dizi test gerçekleştirdi. Bu testler sırasında beyin faaliyetleri hakkında veri toplandı. Ardından araştırmacılar optimal bellek performansıyla ilişkili durumları tespit etti.

Araştırmalar sırasında cihazın kısa süreli hafızayı kabaca %15 ve çalışma belleğini yaklaşık olarak %25 oranında geliştirdiği saptandı. Bu cihazla bellek işlevini arttırmak için sinirsel kod yazıldı. Bu teknik daha önce hiç denenmemişti.

Devamını Oku

Beyin

Beyinden Beyine 8000 km Uzağa İletişim Kuruldu

 

/

Beyinden Beyine 8000 km Uzağa İletişim Kuruldu

Hindistan’dan bir araştırmacının beynine yerleştirilen bilgisayar ara yüzü (brain-computer interface -BCI) ile Fransa’daki aynı sistemi kullanan diğer bir araştırmacıya sadece düşünce gücüyle kelimeler yollandı. Diğer bir deyimle telepati kurmayı başardılar. Böylece yaklaşık 8046 km(5000 mil) uzaklığa beyinden beyine transfer sağlanmış oldu.

Gelecekte bu sayede sadece konuşmalar değil duygular aktarılabilecek. Bu sayede sevgilinize,arkadaşınıza veya ailenizden birine uzakta bile olsanız o anda beyninizde oluşan düşünceleri aktarabileceksiniz. Tabi bu aklımıza X-Men’deki Profesör X’i getiriyor.

Son birkaç yıldır bilim insanları beyindeki düşünceleri okumakta gerçekten büyük aşama kaydettiler. Artık piyasada mevcut olan beyin-bilgisayar ara yüzleri sayesinde bilgisayarın USB portunuza bağladığınız bu cihazlarla yeni şeyler yapabiliyorsunuz. Daha gelişmiş sistemler ise beyne implant olarak yerleştirilerek daha fazla hakimiyet sağlıyor. Fakat bir yerden bir yere düşünce gücünüzü aktarmak yani telepati kurmanız için diğer tarafta da aynı sistemin olması gerekiyor. Bununla beraber, bir insandan diğer insanın beynine veri aktarımı oldukça zor bir konu.

Beyinden Beyine 8000 km Uzağa İletişim Kuruldu

Transkranial Manyetik Stimülasyon

Artık bilim adamları bu kodu kırmış bulunuyor. Neuroelectrics’den bilim insanları elektroensephalogram adı verilen bir teknikle beyinden bilgisayara (BCI)aktarımı başardı. Diğer tarafta ise bilgisayardan beyne aktarım (CBI) için TMS(transkraniyal manyetik stimülasyon) kullanıldı. TMS sayesinde beyindeki bölgeler elektrik akımı yerine manyetik akımla uyarılıyor. TMS ‘nin en büyük özelliği ise kafanızda bir delik açmak zorunda kalmadan kafanıza bağlanabilmesi. Beyinden bilgisayara düşünceler yollanıyor.(ayağını hareket ettiriyorum, kolunu hareket ettiriyorum vb.) Bunlar 1,0 dijital kodlara dönüştürülüyor. Biraz zamanla bütün kelimeler 10101010010 gibi kodlanıyor. Sonrasında bu kodlar internet veya başka bir sistemler alıcıya ulaştırılıyor. TMS giyen kişi kafasında “1” geldiğinde görsel korteksi uyarılarak fosfen üretiyor.

Bu aslında retinaya ışık düştüğünde görülen flaşları gösteren fenomen. Eğer “0” gelirse fosfen sıfır olarak kodlanıyor.   İkinci yapılan bir deneyde İspanya ve Fransa arasında bağlantı kurularak % 15  toplam hata oranıyla veri iletimi sağlandı . (% 11kod açma, % 5 başlangıç kodlaması)

Şimdilik oldukça büyük cihazlarla yapılan deney ilerde taşınabilir EEG’ler ile yapılabilir. Gelecekte telepati yoluyla sevdiklerimize seni seviyorum diyebileceğiz ya da duygularımızı söze dökerek yollayabileceğiz. Bu gelişme şu an bilim dünyasına bomba gibi düştü.

Devamını Oku
Advertisement

Bunları Kaçırmayın