Bizi Takip Edin

Editör'ün Seçtikleri

Norveçli Fotoğrafçının “Bir Yabancıyı Öp” Deneyi

 

/

Kiss-a-stranger-photo-project-johanna-siring

Norveçli Fotoğrafçının Çektiği 10 Öncesi ve Sonrası Fotoğraf

Bu yıl Danimarka’da gerçekleşen Roskilde Festivali’ne katılan insanların birçoğu müzik ve eğlence için orada bulunurken fotoğrafçı Johanna Siring’in aklında başka bir şey vardı ve bu da tam olarak “hiç tanımadığı yabancıları öpmeden önce ve sonra fotoğraflamak”tı.

“Bir Yabancıyı Öp”

New York’da yaşayan Norveçli sanatçı bu fotoğraf serisine “Kiss A Stranger” (“Bir Yabancıyı Öp”) ismini verdi ve bu deneyinde insanlar arasında yeni bağların kurulmasından öncesini ve sonrasını göstermek amacıyla onları öpmeden önce ve sonraki hallerini fotoğrafladı. Ayrıca Johanna verdiği demeçte “Yeni ilişkiler kurarak ve yabancılarla ilgili düşünce ve fikirleri öğrenerek, köprüler kurabilir, cehalet ve yargılama ile mücadele edebiliriz” dedi.

Fotoğrafçı ilk portreyi çekmek için karşısındakine (cinsiyet veya yaşa bakılmaksızın) yaklaştı ve daha sonra öpüşmeden önce fikrini açıkladı.  Johanna’nın gözlemlerine göre insanlar şaşırtıcı bir şekilde bilinçli olarak yarattıkları rolleri bıraktılar ve kendileri oldular. Bunun için biyolojik bir açıklama bile yapılabilir diyen Johanna “Öpüşme, insanların dudaklarındaki tüm sinir uçlarını harekete geçirir.” diye ekliyor. “Oksitosin salınımı ve dopaminin serbest bırakılmasına neden oluyor. Bu, ani bir stres giderici olup, iki insan arasında derhal bir duygusal bağ oluşturuyor.”

Size böyle bir teklif yapılsaydı cevabınız ne olurdu? Yorumlarda belirtebilirsiniz.

#1

#2

#3

#4

#5

#6

#7

#8

#9

#10

Devamını Oku
Advertisement

Editör'ün Seçtikleri

Tarih Öncesi Bir Gölde Bulunan 10.000 Yıllık Boya Kalemleri

 

/

Tarih Öncesi Bir Gölde Bulunan 10.000 Yıllık Boya Kalemleri

Yapılan son bir araştırmada, araştırmacılar 10.000 yıl öncesine ait olduğunu düşündükleri, boya kalemleri benzeri bazı materyaller keşfetti.

Sadece 22 milimetre uzunluğunda ve 7 milimetre genişliğinde olan boya kalemleri, dünya çapında insanlık tarihi boyunca kullanılan doğal topraklama pigmenti olan sarı renkte bir tozdan üretilmiş. Antik Mısır mezarlarının resimlerini, Roma villalarının freskolarını ve eski mağara tablolarını renklendirmek için kullanılan malzemelerle çok benzer. İngiltere’de keşfedilen bu boya kalemlerinin hayvan derileri veya sanat eserleri için kullanıldığına inanılıyor.

York Üniversitesi liderliğindeki araştırmacı ekibi, İngiltere, Kuzey Yorkshire’daki Star Carr’da bu Mezolitik çizim araçlarını keşfetti. Bir zamanlar eski bir gölün bulunduğu bu arkeolojik alan, ritüeller için kullanılan kırmızı geyik başlıkların ve İngiltere’de bilinen en eski Mezolitik sanat eseri olan bir kolye de dahil olmak üzere birçok Mezolitik eserlere ev sahipliği yapan bir hazine deposu diyebiliriz.

Ekibin araştırmaları yakın bir tarihte Arkeoloji Bilim Dergisi’nde yayınlandı.

Tarih Öncesi Bir Gölde Bulunan 10.000 Yıllık Boya Kalemleri
Mezolitik boya kalemi. Paul Shields / York Üniversitesi

Mezar taşı dönemi, bazen Orta Taş Devri olarak adlandırılır; Paleolitik Çağ ile Neolitik Çağlar arasında bulunan kültürleri tanımlamak için kullanılan arkeolojik bir terimdir. Genel olarak, taş aletlerini araç gereçlere dönüştürmeye başlayan ve yerel çevreye çeşitli uyarlamalar geliştiren kültürleri sınıflandırmak için kullanılır. Bu keşfin gösterdiği gibi, Mezolitik dünya daha önce tahmin ettiğimizden daha ilginç ve renkli olabilir.

Araştırmacı ekibin kaptanı “Bulduğumuz en son nesnelerden biri tıpkı bir mum boya gibi görünüyor; ucuna doğru giderek keskinleşen bu nesnenin renklendirme çalışmaları için kullanıldığını düşünmeye başladık.” diye belirtti. York Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Andy Needham “Renk, avcı-toplayıcı yaşamının çok önemli bir parçasıydı ve çakıl taşları size çok canlı bir kırmızı renk verebiliyor. Bu materyaller Mezolitik dönem için çok önemli ve birçok alanda kullanılmış olabilir.” dedi.

Tarih Öncesi Bir Gölde Bulunan 10.000 Yıllık Boya Kalemleri
Kuzey Yorkshire, İngiltere’de Star Carr’da bulunan bir kerpiç çakıl taşı. Paul Shields / York Üniversitesi
Devamını Oku

Editör'ün Seçtikleri

Bilim İnsanları Sudan Daha Hafif Bir Alüminyum Tasarladı

 

/

Bilim İnsanları Sudan Daha Hafif Bir Alüminyum Tasarladı

Malzeme bilimi gün geçtikçe ilerleyen ve yeni keşiflerin yapıldığı bir alan. Bu doğrultuda ABD ve Rusya’dan bir grup araştırmacı, sudan daha hafif alüminyum yapmanın yolunu keşfetti. Bilim ekibi görevi hesaplamalı modelleme kullanarak gerçekleştirdi ve bir elmas içindeki karbon atomlarının alüminyum tetrahedron ile değiştirildi.

Utah Devlet Üniversitesi (USU) ve Southern Federal Üniversitesi’nden (SFU) bir grup bilim insanı normalden çok daha hafif bir alüminyum geliştirmeyi başardı. Yeni alüminyum türünün geliştirilebilmesi için bilim insanları hesaplamalı modelleme kullandı. Ekip işe bir elmasla başladı ve her bir karbon atomunu alüminyum tetrahedron ile değiştirdi. Ekibin çalışması sonucunda kübik santimetre başına 0.61 gram yoğunluğa sahip yeni bir kristal alaşımı olan süper-tetrahedral alüminyumun oluşması sağlandı. Normal alüminyum kübik santimetrekareye 2,7 gramlık bir yoğunluğa sahip.

USU kimyageri ve araştırmacı Alexander Boldyrev , “Meslektaşlarım tarafından ortaya konan bu yeni malzeme çok yenilikçi bir yapıda. Keşfettiğimiz alüminyum suyun üzerinde küp santimetre kare başına bir gram yoğunlukta yüzüyor” açıklamasında bulundu.

Yeni alüminyumun suyun üzerinde yüzme yeteneği ilgi çekici olsa da bu keşifle elde edilen tek fayda bu değil. Yeni elde edilen alüminyumun ilaç, uzay, kablo sanayide kullanılabileceği ve daha hafif ve yakıt tasarrufu sağlayan otomobil parçalarının üretilmesini sağlayacağı bildiriliyor. Özellikle uzay teknolojilerinde hafif bir alüminyumun kullanılması roket fırlatmalarında oldukça faydalı.

Devamını Oku

Editör'ün Seçtikleri

Karadeniz’de İnanılmaz Bir Gemi Mezarlığı Keşfedildi

 

/

Karadeniz’de İnanılmaz Bir Gemi Mezarlığı Keşfedildi

Karadeniz’de muazzam bir gemi mezarlığı keşfedildi. Bizans döneminden 19’uncu yüzyıla kadar uzanan süreç içerisinde batan 60 gemi 2.500 yıllık deniz tarihini ortaya koyuyor.

Şaşırtıcı olan taraf ise gemi sayılarının çokluğundan öte gemilerin neredeyse hiç bozulmadan korunmuş olması. Southampton Üniversitesi Deniz Araştırmaları Merkezi tarafından 3 seneden beri yürütülen proje EEF tarafından finanse edildi. Proje bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük deniz arkeoloji projelerinden bir tanesi.

Karadeniz’de İnanılmaz Bir Gemi Mezarlığı Keşfedildi

Araştırmacılar, iklim değişimlerini ve Bulgaristan kıyılarının bu değişimlerden nasıl etkileneceğini incelemek için Karadeniz’in jeopolitik araştırmalarını tamamlamak üzere yola çıktı. Ancak farklı bir amaç için dalınan Karadeniz’de bambaşka bir dünyayla karşılaştılar.

Karadeniz’de İnanılmaz Bir Gemi Mezarlığı Keşfedildi

Araştırmacılar gemilerin konumları, savaş, ticaret ve iletişim gibi durumların yanında yapısal gemi tasarımları ile ilgili büyük bir keşif yaptıklarını düşünüyor. Özellikle antik dönemlerdeki gemi desenleriyle bu keşfin rakipsiz bir keşif olduğu düşünülüyor.

Karadeniz’de İnanılmaz Bir Gemi Mezarlığı Keşfedildi

Karadeniz’de İnanılmaz Bir Gemi Mezarlığı Keşfedildi

Karadeniz’de İnanılmaz Bir Gemi Mezarlığı Keşfedildi

Devamını Oku
Advertisement

Bunları Kaçırmayın